|
Stratejik yönetime geçmeden once, strateji ve stratejik sözcüklerini yerli yerine oturtmamız gerekiyor Hepimiz savaştan en güçlü tarafın galip çıkmadığını biliriz. İyi bir strateji izleyen küçük bir ordu, çok daha fazla sayıda askere malzeme ve teknolojik desteğe sahip bir orduyu yenebilir. Bu nedenle kesin bir amaca sahip olmak, sağlam hedefler belirlemek ve stratejik düşünerek hareket etmek en güçlü rakibin ya da zorluğun üstesinden gelmenizde size yardımcı olacaktır. Niçin bazı kuruluşlar sektörlerinde güçlü ve etkileyici bir konuma gelir ve başarılı olurlarken, diğerleri bunu sağlayamaz? Niçin Toyota, Microsoft, Arçelik, Vestel gibi kuruluşlar her yıl karlarını arttırarak güçlü bir görünüm verirken bazı kuruluşlar başarılı olamaz ve durumlarını koruyamazlar? Cevabı : Stratejilerinin farklı oluşudur… Stratejinin esası, farklı aktiviteler uygulama veya mevcut aktiviteleri rakiplerden daha farklı şekilde uygulamaktan ibarettir. Sınai/ticari faaliyetini sürdüren her şirket ya da firma aslında bir strateji yürütmektedir. Eğer bir kuruluş üretim için tedarikçilerden malzeme ya da hammadde alıyor, karşılığını ödeyebiliyorsa, işgücünü çekebiliyor, çalıştırabiliyor, mal ya da hizmet üretiyor bunları satıyor ve bedelini tahsil edebiliyorsa. Kazancından devlete vergi ödeyebiliyor ve bu gibi faaliyetlerini yürütebiliyorsa bir strateji yürürlükte demektir. Dolayısıyla sınai/ticari hayatı devam eden her şirketin stratejisi vardır ve uygulamaya alınmış demektir. Sorgulanması gereken var olduğunu ifade ettiğimiz bu stratejinin şirketin hayatiyetini devam ettirmesine yetebilecek, yetkinlikte olup olmadığıdır. Onun hayatını garanti altına alabilecek yetkinlikte bir süreç ile yönetildiğinden emin olmaktır. Stratejinin tarihçesi Strateji önceleri askeri bir sözcük olarak anılırdı. Yani askeri alanda kullanılırdı. Eski Yunan generali Strategos’un bilgi ve sanatına atfen kullanıldığı sanılıyor. Bazı kaynaklarda ise stratejinin Latince yol, çizgi ve nehir yatağı anlamına gelen “stratum”dan geldiği söylenir. Her nereden gelirse gelsin gizemli bir sözcük olması ve kulağa hoş gelmesi kullanım alanını bir hayli artırmış moda haline getirmiştir. Askeri kavram olarak Strateji: Minimum kayıpla (insan ve mühimmat olarak) düşmanın en büyük zayiatla yenilgiye uğratılması için, hareketlerin önceden planlanmasıdır. Sahip olunan kıt kaynaklarla ideale (vizyona) ulaşabilme becerisidir. Yönetim biliminde “belirlenmiş hedeflere ulaşmak için izlenen yol” şeklinde bir anlam içeriyor. Yani, bir kuruluşun, temel amaçlarına ulaşmak için tasarladığı metot ya da yol onun stratejisi oluyor. İşletme yönetiminde strateji sözcüğü; İşletmenin çeşitli fonksiyonları arasında meydana gelen karışıklıkları açığa kavuşturan ve genel amaçları belirleyen özellikleri düzenleyen, ekonomik bir ortamda işletmenin optimuma geçmesi ile ilgili seçimsel kararlar bütünüdür. İşetme içinde çeşitli engellere karşı teknik ve taktiklerle birleşik, kapsamlı ve entegre plana, metoda veya yönteme strateji diyoruz. Strateji, kısaca geleceği planlamak, şekillendirmek, geleceğe yön vermektir. Ancak strateji oluşturmak eskisi kadar kolay değil. Çünkü iletişim teknolojisi dünyayı küçülttü, sınırlar neredeyse ortadan kalkıyor. Her isteyen her ülkede ve sektörde iş yapabilir hale geldi. Kaliteli üretmek sıradanlaştı. Müşteri artık kalitesizi satın almıyor, kaliteli olanların arasından seçim yapıyor. Dünyada son 10 yılda yaşanan değişim, son 100 yıldaki değişimden çok daha fazla Ekmek kapanın elinde, rekabet koşulları acımasız... Stratejik planlama: Belirlenen hedeflere hangi sürelerde, hangi kaynaklarla, nasıl erişilebileceğinin ortaya konulması, yani önceliklerin belirlenmesine de Stratejik planlama denilmektedir. Stratejik Yönetim ile Stratejik planlamanın aynı anlam içerdiğini söyleyenler olmuştur, ancak ikisi farklı kavramlardır. Ayrıca stratejik planlama birçok kavramı içinde barındırmaktadır. Bu kavramlar misyon, vizyon, yetkinlik, temel amaç, taktik ve hedef gibi kavramlardır. Bunların birbirleriyle bağlantısı kurulmadan yapılan planlar istenileni vermez. Vizyon : Kuruluşun gelecekte nasıl olmak istediğini tanımlayan ifadedir. Misyon ise, Kuruluşun amacını ya da varoluş nedenini açıklayan ifadedir. Faaliyet konusunun, işlevini niçin var olduğunu belirtir. İşletmenin stratejik amaçlarını ve bu amaçları nasıl gerçekleştireceğini belirler. İşletmemiz nedir? Uzun dönem hedefleri nelerdir ? Neyi gerçekleştirmeye çalışacaktır? Hangi işin içinde, hangi sektörlere hizmet verecektir? İşin yönlendirilmesi ve kararların verilmesinde yol gösteren kilit değerler ve prensipler nelerdir?Şirketin ya da daha geniş ifade ile kuruluşun gelecek resmini belirlemesi vizyonunu oluşturmaktadır. Burada hemen “vizyon” sözcüğünün dilek ve temennilerden ibaret olmadığını vurgulamak gerekiyor. Kendinizi gerçeğe yakın bir gelecek resmi içinde görebiliyor musunuz? Bu vizyonunuz oluyor. Yoksa “10 yıl sonra 1500 kişi çalıştıran 10.000 m2 kapalı alana sahip bir şirket olsak ne kadar güzel olur” dediğinizde bu vizyon belirleme anlamına gelmiyor, daha çok dilek ve temenni boyutunda kalıyor. Yakın geçmişte hangi şirketin web sitesine girseniz baş köşede bir “vizyon- misyon” tanımı bulurdunuz. Bunları çerçeveletip ofislerine asanların sayıları da az değildi. Moda olmuştu adeta. Bu tabelalardaki ifadeler o kadar şabloh haline gelmişti ki, web site yapımcıları kes/ kopyala ile aynı ifadeleri birçok web sitesinde kullanıyorlardı. Stratejik Yönetim Strateji; arzulanan rekabetçi avantajı sağlayan, özel faaliyet planları ve amaçlar dizisi olunca, Stratejik Yönetim de bu amaç ve faaliyet planlarının tanımlanması ve uygulamasını gerektiriyor. Strateji, belirlenen “hedeflere” ulaşma yolu şeklinde tanımlanınca Stratejik Yönetime “Hedeflerle Yönetim” adı da veriliyor..Hedeflerle Yönetim Geleceği belirleyen dinamikler nelerdir? Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ekonomik sistemde neler değişecek? Faaliyet gösterdiğiniz sektör nasıl bir şekil alacak? Sizin içinde bulunduğunuz pazar var olmaya devam edecek mi? Nasıl değişecek? Ne büyüklükte bir pazar olacak? İşte bu ve buna benzer birçok soruyu yanıtlamaya başladığınızda “geleceğin fotoğrafını” resmedip o fotoğrafta yerinizi belirlediğinizde her şey netleşmeye başlar. O fotoğraftaki yeriniz için hedeflerinizi belirlediğinizde bundan sonrası hedeflerinizi yönetmekten ibarettir. Tabiidir ki bu sabır ve çalışma isteyen bir süreçtir. Vizyon belirleyebilmek için gereken öncelik ise kendinizi ve yapabilirliklerinizi objektif biçimde tanımanız.ve değerlendirebilmeniz gerektiğidir. İşin en zor kısmı da budur.. Çoğu kişi ve çoğu kuruluş, içinde bulunduğu pazarın fotoğrafını doğru çekemediği gibi, kendini de objektif olarak değerlendirme yeteneğinden yoksundur. Böyle olunca da ne doğru düzgün bir stratejik yönetim mümkün olabilir, ne de performans ölçmenin, kaliteyi artırmanın bir anlamı.
“Hedeflerle Yönetim” ile amaçlanan kurulusun yonetim ile ilgili konularda kurumsal yönünü ve hedeflerini belirlemek ve tanımlamaktır. Tanımlamak istenilen konuların hepsi birbirleriyle ilişkili ve tamamlayıcı özelliktedirler. Yoğun iş temposu, çevredeki değişkenlik , belirsizlik ve rekabet, talepteki hızlı değişim ve yönetimdeki güçlükler kuruluşu/işletmeyi sorun ve firsatlar yumağı ile karşı karşıya getirmektedir. Bu sorunların her birinin çözümünün diğerleriyle bir şekilde ilişkili olduğu da bir gerçektir. En temel ve zorunlu olanı şirket icinde hedef ve amaç birliği ve bağlılık oluşturmaktır. Bunun için de şu soruların yanıtı aranmalıdır: - Temel hedef; Yapmak istenilen nedir ve bunu gerçeklestirmek için hangi yöne doğru gitmek isteniyor ?
- Temel strateji; seçilen rotada nasıl bir hızla ve hangi araçlarla hareket edilecektir ?
- Hangi noktaya hangi zaman dilimi içinde ulaşma hedefleniyor ?
Hedef Koyma ve SWOT Analizi: Hedef veya hedefler; ölçülebilir, ulaşılabilir, sonuca yönelik, belirgin, zamanı belli, müşteri odaklı olmalıdır. Yönetim için en önemli araçlardan biri “hedef belirlemek”tir. Hedefleri belirleme sayesinde kuruluşun mevcut durumu daha objektif ve gerçekçi olarak değerlendirilebilir. Farklı görüş ve yorumlar ortaya çıkarılır ve değerlendirilir. Hedeflerin belirlenmesi ile kuruluşun zaman icinde başarısı ve başarısızığı objektif ve bilgiye dayalı olarak değerlendirilebilir. Karşılaştırma yapılabilir ve düzeltmeler için gerekli önlemler, zamanında ve etkin olarak alınabilir. Stratejik yönetimin en önemli konularından birisi SWOT analizidir. SWOT analizi, bir organizasyonun iç ve dış çevresinin değerlendirilmesine imkan sağlayan bir analiz tekniğidir. SWOT, İngilizce kelimelerin baş harflerinden oluşturulmuş bir sözcüktür. S : Strength ( Güçlü/üstün olduğu yönlerinin saptanması.) W :Weakness ( zayıf olduğu yönlerin saptanması. Neler iyileştirilebilir?) O :Opportunity (Organizasyonun sahip olduğu fırsatlar, olanaklar nelerdir?) T :Threat ( Organizasyonun karşı karşıya bulunduğu tehdit ve tehlikeler nelerdir?.) SWOT analizi , organizasyonun hem kendi iç durum değerlendirmesine , hem de organizasyon dışındaki pazar yapısının, rakiplerin durumunun analiz edilmesine imkan verir. Özetle, SWOT analizi iç ve dış durum analizini içeren bir stratejik yönetim tekniğidir. SWOT Analizi, yoneticilerin var olan bilgileri, yargıları, değerlendirmeleri ve görüşlerinin sistematik bir görüş iletme yöntemiyle süzgecten geçirilmesini ve sınıflanmasını sağlayan en sade ve etkili yöntemdir. Belirli bir disiplin, ön çalışma ve hazırlık gerektirir. Sonucunda mutlak uzlaşım, fikir birliği ve ortak düşüncelere ulaşmayı gerektirmez. Amac, sadece fikir ve görüşlerin belirli bir yöntemle tanımlanabilir, görünebilir, üzerinde düşünülebilir ve tartışılabilir bir noktaya getirmektir. SWOT analizi sonunda kurulusun güçlü/kuvvetli yönleri, zayıf yonleri/zaafları, firsatlari ve tehditleri katilimci gruplari icin ayrı ayrı listelenmis olunur. Kuruluş icin, - Mevcut kuvvetli ve zayıf yönlerini kullanarak önündeki firsatlardan yararlanmak - Tehdit eden unsurlara karşı zayıf olduğu alanları güçlendirmek, güçlü yölerini kullanmak için hangi faaliyetleri yapması hangi faaliyetlere öncelik vermesi gerektiğini belirlemek. Böylece her bir hedef (firsat veya tehdit) icin “hedefi yakalama” veya “tehdidi uzaklaştırma”da, yararlanabileceği güçlü yanlarını veya iyileştirmesi gereken zayıf yanlarını listelemiş olacaktır. Yapılan yorumlar değerlendirilerek, temel hedefler, hem bütünleştirilir, hem de sadeleştirilir. Bu sayede kuruluş için “temel hedefler” ve “temel faaliyetler” belirlenmis olur. Şirketlerde yapılacak SWOT analizinin iki yararı vardır. Birincisi, organizasyonun mevcut durumu saptamak ve bu çerçevede güçlü ve zayıf yönler ile kuruluşun karşı karşıya bulunduğu fırsatlar ve tehdit unsurlarını ortaya koymak. ( Bu anlamda SWOT bir “mevcut durum” analizidir) İkincisi; gelecek ile ilgili durumu saptamak. SWOT bir “gelecek durum” analizidir. Bu çerçevede SWOT analizi şirketin ya da kurumun fotoğrafı olarak algılanabilir. SWOT analizinin en önemli yönü organizasyonun hem iç, hem de dış durum değerlendirmesine imkan vermesidir. Organizasyonel başarı için kurumdaki yapı ve sistem, çalışanların durumu, çevre ve çalışma ortamı, teknoloji yapısı, müşteri profili, kurum kültürü, performans göstergeleri, bilgi akışı ve benzer tüm unsurların dikkate alınması gerekir. SWOT analizinde içsel ve dışsal göstergeler: Güçlü yönler için; iyi bir lidere ve yetenekli yöneticilere sahip olma, yeni ve etkin teknolojileri kullanma, yeni ürünler geliştirebilme, bilgi ve becerisi yüksek çalışanlara sahip olma gibi faktörler başlıca içsel güçlü yönler arasında sayılabilir. Potansiyel içsel zayıflık ve yetersizlik göstergeleri arasında ise: Kurumda stratejik bir hedefin mevcut olmaması, lider eksikliği, yetenekli yönetici ve çalışanların bulunmaması, araştırma ve geliştirmeye önem verilmemesi, kurum kültürünün oluşmaması, pazarlama ve satış yeteneğinin sınırlı olması, kalite ve verimliliğin düşük olması gibi konular sayılabilir.. Dışsal göstergeler ise; potansiyel dışsal fırsatlar ve tehditlerden oluşur. Bunlara örnek yeni müşteriler edinme fırsatı, yeni piyasalara girme fırsatı, ürün ve hizmet gamının genişletilmesi fırsatı, pazar payının artırılması gibi fırsatlardır. Potansiyel dışsal tehdit/tehlikeler arasında ise; daha düşük maliyetle mal ve hizmet üretme gücü olan rakip firmaların pazara girme riski, rakiplerin ikame ürünler pazara sunması riski, pazardaki büyümenin yavaşlaması riski, devletin piyasaya müdahalesi, enflasyon, müşteri istek ve beklentilerinin hızla değişmesi, yeni buluşların ve teknolojik yeniliklerin çok hızlı olması gibi faktörler de değerlendirilmesi gereken dışsal risk göstergeleridir. Stratejik Yönetimde Swot Analiz Teknikleri Stratejik yönetimde durum değerlendirmesi yapılırken ‘müşteri analizi ,rekabet analizi, pazar analizi, çevre analizi gibi çeşitli analizlerden yararlanılır Bununla birlikte kurum kendi iç durumunu saptamak için ‘performans analizi’ gibi.analizler yapması da yararlıdır. Hedefler; Hedefler; belirgin, ölçülebilir, yüksek ama makul, erişilebilir, gerçekçi, zamanı belirlenmiş olmalıdır. Büyüme stratejilerinde; Üretim, çalışanların sayısı, kullanılan enerji, öz kaynaklar, hammadde ve pazar payı gibi işletme faaliyetlerinin büyütülmesi hedefi vardır. Satış büyütme stratejilerinde ; mevcut mamulün aynı pazarda - pazar payını büyütmesi olabileceği gibi, mevcut mamulü farklı pazarlara taşınarak pazarını büyütme, yeni bir ürünü çıkartarak aynı pazarda pazar payını büyütme, yeni ürünü yeni pazarlarda pazar payını büyütme gibi farklı stratejik taktikler olasıdır. Üretimi büyütme hedefi ise ; kapasiteyi artırmak, daha fazla üretim, buna bağlı olarak işletmeyi büyütme stratejilerini içerir. Bu kendi kaynaklarını ya da dışardan kaynak kullanarak gerçekleştirilebileceği gibi, işletme dışı büyümeler ve birleşmeler ( şirket evlilikleri, iki veya daha çok şirket tüm kaynaklarını birleştirerek yeni bir işletme olarak ortaya çıkması) şeklinde olabilir. Satın alma stratejisi ile, satın alınan işletmelerin, satın alan işletmenin kimliğine bürünmesi ya da iki veya daha fazla bağımsız şirketin, belirli bir amaç doğrultusunda işbirliği yapmak için bir araya gelmesi ( ortak yatırım, lisans anlaşmaları, acentelik, üretme imtiyazı ) gibi stratejik ittifaklarla gerçekleştirilebilir. -Tedarikçi veya bayileri ortak etme, taşeron kullanma ( esas faaliyet konusu dışındaki işler) -Fason imalat stratejik planlar içindedir. Bütün bu stratejik planlar yanında Mevcut durumu koruma stratejileri, küçülme stratejileri, faaliyeti sona erdirme stratejileri de günün şartlarına göre birer stratejik planlardır. Stratejik yönetim normal ve olağan dışı şartlarda farklı biçimlerde oluşur. Özellikle kriz yönetimlerinde kontrol dışında gelişen ve olağan dışı koşullar içeren durumlarda, stratejik yönetim çok daha önem kazanır. Varlığını sürdürme çabası yanında büyümeyi hedef alan ve tüm stratejilerini buna göre geliştiren yöneticiler işletmelerinin büyüklüklerini korudukları gibi daha da büyütürler. Tersine, şartları kontrol edemedikleri için kriz dönemlerinde büzülen, korkan ve küçülen işletmelerin sayısı da az değildir. Tüm bunların temelinde strateji geliştirme donanımı, yeteneği ve becerisinin eksikliği ortaya çıkar. Misyon ve vizyon, bu dönemlerde etkisini daha çok gösterir. Kaynak Filiz, A. Üretim Planlama ve Stratejik Planlama Teknikleri, Seminer Notu, TMMOB MMO İstanbul Şube, 2004 Filiz,A. Stratejik Planlama, Kaynak Elektrik Dergisi, Mayıs 2004 Sayı 181
Bu yazı 996 defa okundu.
|