danışmanlık

Aranacak Kelime  

 


alce.jpg
ALCE Elektrik A.Ş.
"
Üretim Planlama Teknikleri ve
 Yüksek Verim Alma"


EFESAN DEMİR ÇELİK A.Ş.de 
MALİYET UCUZLATMA
VERIMLILIĞI ARTTIRMA
STRATEJİLERİ


osmangazi.jpg
 
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİV.
"ÜRÜN GELİŞTİRMENİN
PAZAR PAYINDAKİ GÜCÜ
"

ikk.jpg

İstanbul Üniversitesi İşletme Kulübü
ÜRETİM YÖNETİMİ 
 
Clipboard01.jpg
YTÜ 11. Ulusal Kalite Günleri
Üretim Yönetiminde
VERİMLİLİK SIRLARI
18Martunivlogo.jpg
ONSEKİZ MART ÇANAKKALE
ÜNİV. BİGA İ.T.B.F.
LOJİSTİKDE İNOVASYON
ve RİSK YÖNETİMİ
 
 
aksa.jpg 
AKSA JENERATÖR
Maliyet Düşürme ve
Verim Arttırma Stratejileri
KALELOGO.jpg

MALİYET DÜŞÜRME
VERİM ARTTIRMA
 
UlkerLogo_1.jpg
 VERİM ARTTIRMA TEKNİKLERİ 
(3 Program)

Durma.jpg
ÜRETİM PLANLAMA
YKBLOGO.jpg
YAPI KREDİ BANKASI
SATINALMA ve TEDARİKÇİ
İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Durma.jpg
SATINALMA ve
TEDARİK ZİNCİRİ
YÖNETİMİ
 
ROLLMECHLogo.jpg
Rollmech Automotive
SATINALMA YÖNETİMİ ve TEKNİKLERİ
system.jpg  
SATINALMA VE TEDARİKÇİ  
İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 
FORDOTOSAN.jpg
MALİYET DÜŞÜRME VE
VERİM ARTIRMA
STRATEJİLERİ
TUSAS.jpg 
ÜRETİM YÖNETİMİ VE
YÜKSEK VERİM STRATEJİLERİ
ITKIB.jpg
ÜRETİM YÖNETİMİ VE
YÜKSEK VERİM STRATEJİLERİ
ARELUNIV..jpg
LOJISTİK VE SATINALMA
YÖNETİMİ
ARELUNIV..jpg
LOJİSTİK VE
TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ


2010 YILI
EĞİTİMLERİMİZ
bogazici.jpg
ZİRVE
Firma Çapında Maliyet
Düşürme Stratejileri
20-21 Ocak 2010
UlkerLogo_1.jpg
Üretim Planlama ve
Stok Yönetimi
10-11 Şubat 2010
---------
Lares Park Otelde
20-21 Şubat 2010
Maliyet Düşürme
Verim Atırma Stratejileri
IMMIBLOGO.jpg
ÜYELERİNE
   OKAN Üniv. ve LHR Danışmanlık
işbirliği ile
Satınalma ve Tedarikçi
İlişkileri Yönetimi
25-26 Mart 2010
IGEDLOGO.jpg
İstanbul Genç İşadamları
Derneğinde
Satınalma ve Sözleşme
Yönetimi
03 Nisan 2010
ARELUNIV..jpg
Arel Üniv. Arelsem
Satınalma-Stok ve Satınalma
Sözleşmeleri Yönetimi
Eğitimi yapıldı
10-11 Nisan 2010
IMMIBLOGO.jpg
OKAN Üniv. ve LHR Danışmanlık
işbirliği ile
İstanbul Maden ve Metal San.Birliği Üyelerine
Maliyet Analizleri ve
Yüksek Verim Stratejileri
12-13 Nisan 2010
-------
Mid Town Otel-Taksim
20-21 Nisan 2010
Satınalma ve Tedarik
Zinciri Yönetimi
-----------------
AMCOL Mineral Madencilik A.Ş.de
KARE Eğitm ile
Maliyet  Düşürme
Verim Arttırma Stratejileri

08-09 Mayıs 2010
UlkerLogo_1.jpg
BOĞAZİÇİ Eğ. ile
ÜLKER çalışanlarına
İŞLETMELERDE ÜRETİM
PLANLAMASI, TAKİBİ, DENETİMİ
VE STOK YÖNETİMİ
25-26 Mayıs 2010
IGEDLOGO.jpg
İstanbul Genç İşadamları
Derneğinde
SATINALMA  VE
SÖZLEŞME YÖNETİMİ
29 Mayıs 2010
 
IMMIBLOGO.jpg
ÜYELERİNE
   OKAN Üniv. ve LHR Danışmanlık
işbirliği ile
Satınalma ve Tedarikçi
İlişkileri Yönetimi
03-04 Haziran 2010
----------------
AYTİM Tekstilde
Üretim Planlama ve
Stok Yönetimi
05-06 Haziran 2010
------------------
T.C.
DIŞ TİCARET
MÜSTEŞARLIĞI
destekli
LOGOLAR.jpg
GDR Akademide
MALİYET DÜŞÜRME
VERİM ARTIRMA

STRATEJİLERİ
12-13 Haziran 2010
IGEDLOGO.jpg
İSTANBUL GENÇ
İŞADAMLARI DERNEĞİNDE
SATINALMA VE TEDARİK
ZİNCİRİ YÖNETİMİ
03 Temmuz 2010
Ati Danışmanlığı
Nereden Duydunuz?
İnternet.
Arkadaşımdan.
Seminerine katılmıştım.
Şans eseri.

Sonuçları Göster
  

Krizin Panzehiri: Risk Yönetimi

Atilla FİLİZ
ati@atillafiliz.com

İtalyancası “rischio”  Almancası  “risiko”, İngilizcesi “risk”olan bu kavram dilimize “risk” olarak yerleşmiştir. Zarar veya kayıp durumuna yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığı anlamına geliyor. Tehlike ile eş anlamlı ve ileride ortaya çıkması beklenen ama meydana gelip gelmeyeceği kesin olarak bilinmeyen olaylar için kullanılıyor. Gelecek ile ilgili bir kavram, çünkü gelecek belirsizlik ifade ediyor. Risk de belirsizlik hallerinde ortaya çıkan ve tehlikenin ciddiyetine verilen addır.
Tehlike ise, Kurum yada İnsanların zarar görmesi, yaralanması, hastalanması veya bunların bileşimi olabilecek zarar potansiyeli olan durumdur.
Risk için, bir belirsizlik halidir derken, her belirsiz durumun risk olarak nitelendirilemeyeceğini de belirtmemiz gerekir. Buradaki ayırım, belirsizliklerin hedefe giden yolda tehlike ile etkileşim düzeyidir.
Kriz’in tanımına bakıldığında Yunanca da “karar” anlamına geldiği,“bir kuruluşun bütününü-bütünlüğünü etkileme potansiyeli olan herhangi bir olay” olarak tanımlandığı, Çin’ce de ise “tehlike” ve “fırsat” kelimelerinden meydana gelen bir sözcük olduğu görülür.
Günümüzün çok alışık olduğu bu sözcük, eskiden “siniz krizi” veya “kalp krizi” olarak bilinirdi. Daha sonra “Körfez krizi”, “ekonomik kriz” “döviz krizi” “siyasi kriz”, “hükümet krizi” gibi tümcelerle tanıştık.
Kriz olgusunda herkesin üzerinde anlaştığı temel özellikler bulunmamaktadır. Bir firma, ya da ülkede ortaya çıkan bir olgu kriz olarak nitelendirilirken, başka bir sektör veya ülkede aynı olgunun ortaya çıkması kriz olarak nitelendirilmeyebiliyor. Bu sektörün yada ülkenin gelişmişliği ile de ilgili. Gelişmiş bir şirkette ya da ülkede hiçbir etki yaratmayacak bir olayın az gelişmiş yada gelişmekte olan küçük ölçekli bir sektörlerde çok kapsamlı, etkili ve olumsuz sonuçlar vermesi muhtemeldir. Bu bakımdan krizi yaratan olguların özelliklerinden hareketle genel bir kanı oluşturmak yerine, meydana gelen sonuçlar bakımından değerlendirilmesi daha akılcı bir yaklaşımdır. Krizlerde ortak özellik geniş kitleleri olumsuz yönde etkilemeleri ve bu etkilerinin uzunca bir dönem devam ettiğidir.

Kriz Yönetimi

Krizleri aşabilmek için yönetmek, yönetebilmek için de bilmek gerekir. Bunu “ölçmek bilmek, bilmek yönetmektir” savı ile ilişkilendirdiğimizde krizin yönetilebilmesi için ölçülmesi ve bilinmesi gerektiği sonucu çıkar. Bunun zorluğu ortadadır. Kriz oluştuktan sonra ölç etkilerini hesapla, bil sonra da ortadan kaldırmanın çarelerini ara ve bul.
Böylece krizi yönetmiş olursun. Bu kriz yönetimi mi, Yoksa Krizle mücadele etmek midir?
İşte sorun buradadır.
Oysa Kriz oluşmadan bunun risklerini hesaplamak bunların önlemlerini almak krizin meydana gelmesini önler ya da en azında şiddetini azaltır.
Buradan Prof. Dr. Mitkat Kadıoğlu’nun “Küresel ısınma ve Kyoto Protokolü” ile ilgili bir röportajında ki sözlerine -katıldığımı ifade ile- aynen aktarıyorum:“Türkiye’de maalesef bir kriz yönetimi mantığı var. Kriz masaları, kriz merkezleri falan da bu mantığın bir yansımasıdır. Bu doğru bir yardım tarzı değil. Kriz yönetimi merkezleri yerine risk yönetim merkezleri olması gerekiyor.”
Buradan vardığımız sonuç şudur.
iki yaklaşım var:
1- Risk yönetmek
2- Kriz yönetmek
Krizlerle boğuşan; pasif nesne olmak yerine; riskleri yöneten; aktif özne olmak !
Bu yaklaşımın bedeli az, getirisi yüksektir.
Kriz yönetimi yaklaşımında ise: Sorunlar ve krizler ortaya çıktıktan sonra çare ve çözüm oluşturmaya çalışılmaktadır.
Bu yaklaşımın bedeli ağırdır.
“Her kriz hem fırsatlar hem tehditler doğurur.”sözü doğrudur. Bu söz risk için de geçerlidir.

Her Kriz İçinde bir fırsatı barındırır.
Risk Yönetimi, Kriz Yönetiminin önemli bir parçası. Riskleri iyi tanırsak, önlem alırsak ve çözüm üretebilirsek yani yönetebilirsek krizler fırsat olabilir.
Günümüzde herkesin ortak düşüncesi belirsizliği yönetebilmek veya neden olacağı zararı en aza indirmektir.
Bu bize şu sözü hatırlatıyor: Yağmurun yağmasını engelleyemezsiniz, ama yanınızda semsiye taşıyarak ıslanmaktan korunabilirsiniz.
"Kriz nasıl fırsat olabiliyor?" denildiğinde. Bunun örneğini ülke olarak yaşadık. İçeride kriz nedeniyle mal satamayan sanayicimiz dış pazarlara mal satabilmek için kalitesini iyileştirdi, maliyetlerini kontrol altında tutarak rekabet edebilme fırsatını yakaladı. Böyle zorlanmalar olmadan gelişim uzun zaman alacak iken krizleri iyi yöneten değişimci lider yöneticiler işletmelerini dış pazarlara açmayı ve bu fırsatı iyi kullanmayı başarmışlardır.
Kriz şartları normalden farklıdır veya öyle algılanır. Kriz ortamında riskler de farklılık gösterir. Riskleri iyi tanımak önlem almak ve çözüm üretmek yani iyi yönetmekle riskler fırsata dönüştürülebilir.

Risk Yönetimi

Belirsizlikleri ve belirsizliğin yaratacağı olumsuz etkileri daha kabul edilebilir düzeye indirgemeyi hedefleyen bir disiplindir. Risklerin probleme ya da tehlikeye dönüşmeden belirlenmesini ve en aza indirgenmesi, faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesini kapsar. Risk yönetiminin temel hedefi, karar verme mekanizmaları için riskleri görünür ve ölçülebilir hale getirmek, subjektifliği azaltmaktır.
Bir kişinin, bir proje veya şirketin, hedeflerine ulaşma sürecindeki belirsizliklerin, tanımlanması, analizi ve etkilerinin değerlendirilmesidir. Sonuçta “uygun karşı planlar”ın oluşturulması riskin yönetilmesi demektir. Hedefe giden yoldaki tüm belirsizlikler, yönetimi gerektirecek risklere dönüşebilir.

Kaybetme olasılığı olarak da tanımlanan risk çeşitlidir. Piyasa riski, kredi riski, çevre riski, itibar riski, operasyonel risk, iş sağlığı ve güvenliğinde iş kazası riski, meslek hastalığı riski olabildiği gibi, AB’ye uygunluk anlamındaki, ürünlere CE markası vurabilmek için, canlı ve çevreye zararı yönünde tanımlanacak riskler de olabilmektedir. Burada, insan, hayvan kısaca canlı ve cevre sağlık ve güvenliği için risklerin sürekli varlığından ve bu riskleri en az düzeye indirebilmek için yönetilmesi gereğinden söz ediyoruz.
Riskler tamamen yok edilebilir mi ? Bunun maalesef mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Ancak riskler tamamen yok edilemese de azaltılabilmektedir. Bunun da risk yönetimi ile mümkün olabileceği açıktır. Risk yönetimi, risk analizi ve risk değerlendirme; gerekli önlemlerin önceden alınarak tehlikenin bertaraf edilmesi için yapılmaktadır. Çünkü bilinmektedir ki : “önlemek ödemekten ucuzdur”.

Risk yönetimi planlama ile başlar. Plan herşeyin başındadır. Plan bir araç, planlama ise bu araca işlerlik kazandırılmasıdır. Riskleri tanımlamak, analiz etmek gerekir. Analiz sözcüğü, analitik metodlarla sebep - sonuç ilişkilerinin ortaya konmasını ifade ediyor. Bir olayı analiz etmek, olayı irdelemek değil. Analiz etmenin, bilimsel yöntemleri var. Analitik çalışmalar da istatistik yöntemlerle gerçeklemeyi ve genellemeyi gerektirir.
Risk bağımlı bir değişkendir ve bir çok bağımlı değişkenin etkisi altındadır. Bir işletmede İş kazası riski nedir dediğimizde, bu değer, parametrik olarak ifade edilecek ise, bu olaya etki eden faktörlerin etki derecelerinin saptanması gerekir.

Risk Değerlendirme

Risk değerlendirme; kendiniz, işyeriniz ve de işyerinizde çalışanlara zarar verebilecek şeylerin neler olduğunun dikkatli bir şekilde incelenmesidir. Risk değerlendirme sonucunda risklere karşı yeterli önlemler alınıp alınmadığı, zararın önlenmesi için ilave ne gibi önlemler alınması gerektiği belirlenmiş olacaktır. Burada amaç kurumun ve de hiçbir çalışanın zarar görmeyeceğinden, yaralanmayacağından veya hastalanmayacağından emin olunmasıdır.
Risk değerlendirmede kıymet, açıklık gibi kavramlar var.
Kıymetin, risk analizindeki tanımı, korunması gereken herşeydir. Kıymetler, değeri olan elemanlardır. Açıklık ise bir kıymeti tehditlere karşı korumasız hale getiren kusurlardır.
Tehditler, açıklıları kullanarak kıymete zarar verirler. Bu nedenle açıklıklar, riskin en önemli nedenidirler. Risk; kıymet, tehdit ve açıklığın bir fonksiyonudur. Karşı önlemleri almadan önce, büyük olan risk karşı önlemleri aldıktan sonra azalır. Karşı önlemler alınmadan önce sistemde mevcut olan riske taban riski, karşı önlemler alındıktan sonra sistemde mevcut olan riske ise geri kalan risk denilmektedir.
Kabul edilebilir (taşınabilir) risk seviyesi ise: kurumun kabul ettiği ve taşıyabileceği risk düzeyidir. Risk kavramına; çevredeki fırsatlar ve tehditler bütünü şeklinde farklı yaklaşanlar da var. Aynen “kriz” kavramında olduğu gibi, risk almak bir fırsat olarak da görülebiliyor. Risk nasıl fırsat olabilir diye sorgulandığında; kriz dönemlerinde bir çok firma işten eleman çıkartarak krizi atlatmayı düşünürken, bazı firmalar eleman alarak ve büyüyerek- bir anlamda risk alarak- krizi atlattıklarını söylemektedirler.

Kurumsal Risk Yönetimi

Kurumlardaki Risk Yönetimi sürecinde eylem planları oluşturulurken yetkilerin ve yetki alanınızdaki kaynakların neler olduğunun bilinmesi gerekir. Yetkisi olmayan kişilerin risk yönetmesi mümkün değil. Planlama sırasında, risklerin oluşturacağı etkilerin, nasıl tolere edileceği de plana dahil edilmelidir. Planlamanın ardından riskleri belirleme sürecine geçilir. İyi tanımlanmamış bir hedef ve o hedefe gidecek yollar belirlenmemişse risklerin de doğru tanımlandığı söylenemez. Riskleri doğru belirleyebilmek için planlardaki her faaliyetin sorgulanması gerekir. Sorgulanmayan faaliyetlerdeki riskler, tehlikenin ortaya çıkana kadar farkına varılmasını engeller. Riskin bir de böyle bir yanı var; “geç kalma riski”. Demek oluyor ki önce "Farkındalık” gelir. Bir tehlikenin olduğunu fark edene kadar tehlike için hiçbir şey yapmazsınız.
Riskleri bilmek yetmez. Somut sonuçlar ortaya koyabilmek için risklerin kurumun hedefleri ve stratejileri ile ilişkilendirilmesi gerekir. Diğer bir deyişle kurum risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi, kontrol sürecinin oluşturulması, gözetim ve raporlamanın düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu yaklaşımın başarıya ulaşabilmesi için, üst yönetimin desteğine ve aktif rol oynamasına, riskleri yönetmek için sorumlu bir birim oluşturulmasına, tüm risk çeşitlerinin ele alınması ve değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.
Riskler, belirlendikten sonra nitel ve nicel analiz safhası gelir. Risklerin ayrıştırılması önceliklerine göre sıralanması, şirket stratejilerine veya proje hedeflerine etkilerinin tanımlanması, kritiklik seviyesi, yüksek risklerin değerlendirilmesi birer zorunluluktur.

Risk Hesaplama Metodları:

Risk Analizinde bir çok teknik kullanılmaktadır. Örneğin İstatistiksel Proses Kontrol (İPK), Toplam Üretken Bakım (TPM), Hata Türleri Etkileri Analizi (FMEA), gibi yöntemler sayılabilir.
En yaygın ve basit olan iki temel risk hesaplama yöntemi, nicel (quantitative) ve nitel (qualitative) yöntemlerdir.
Bunlardan
Risk = Olasılık x Şiddet formülü nicel risk analizinin temel formülüdür. Formülde olasılık; tehditin olma ihtimaline ve şiddet; tehditin etkisine (1,2,3..gibi) sayısal değerler verilir ve bu değerler matematiksel ve mantıksal metotlar ile değerlendirerek risk değeri bulunur.
Bu formüle göre, sonuç ne kadar fazla çıkarsa, risk o kadar yüksektir. Bir tehditin olma olasılığı çok az ancak, ortaya çıktığı zaman vereceği zarar çok fazla ise, orta derecede bir risk söz konusudur.
Diğer temel risk analizi yöntemi ise nitel risk analizidir. Nitel risk analizi riski hesaplarken ve ifade ederken numerik değerler yerine Az, orta, çok gibi tanımlayıcı değerler kullanır. Ayrıca, nitel risk analizi tehditin olma ihtimalini kullanmaz, riskin sadece etki değerini dikkate alır.

İnsanlığın var oluşundan bu yana en çok merak duyulan kavramlardan biri gelecek olmuştur. İster birey, ister toplum, ister bir şirket, kendileri ile ilgili geleceği hep merak etmişlerdir. Gelecek konusunda belirsizlikler riske davetiye çıkartır. Çünkü risk gelecekle ilgili bir belirsizlikte tehlike çağrıştıran bir kavram olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Şirketlerin bu rekabetçi iş dünyasında varlıklarını sürdürebilmeleri, risklerini analiz etmeleri ve yönetmelerine, her şeyden önce çalışanların bu tür sistemleri uygulayabilecek düzeyde bilgi ile donatılmış olmalarına bağlıdır. Çünkü bilgi güçtür. Güçlü olmak; risklere karşı koymak, önlem almak , riski yönetmek demektir. Strateji, yön, öncelik, risk yönetimi sürecinde var olan şeylerdir. Sonuç olarak; risk, iş yapmanın maliyetidir. İş yapanlar risk alanlardır. Risk analizi ve yönetiminin ana çıkış noktası budur.

Sorun olan riskin kendisi değil, kötü yönetilmesidir. Geleceğe yönelik beklentilerin iyi olması, politikaların güvenilir olması durumunda, riskin maliyeti düşecektir.

Geleceği Yönetmek

İş hayatının bir kaçınılmazı olan kriz veya risk yönetimi içinde birçok dinamikleri barındırır. Her an her şeyler değişebilmektedir. Olağanüstü dönemler hen an olabilmektedir. Krizlere ilk tepki şaşkınlık veya umursamazlık iken sonrasında durgunluk belirginleşir ve kontrol kaybedilir. Artık kaos hüküm sürmekte ve eski yöntemler işe yaramamaktadır. Kriz öncesinde dikkat çekmeyen konular krizde insanları, piyasaları, şirketleri, hatta ülkeleri etkilemeye başlar. İnsanlar temel gıda maddelerine, altına, dövize olağanüstü yönelebilir. Bir sözle borsa inebilir, döviz yükselebilir. Bunların hepsi krizlere hazırlıklı olunursa önlenebilir. Yani geleceği yönetmekle olasıdır. Çok iddialı olan bu söz ile anlatılmak istenen şudur: Bazı kurumlar proaktif olmayı, yani krizden once krize hazırlanma yatırımlarını, getirisi hızlı olmadığı için masraf olarak nitelendirebilirler. Bu düşünceyi değiştirebilmek ve gelecek yönetimi yaklaşımına geçmek gerekir. Geleceğin yönetebileceğine inanmayarak geçmişe ve bu güne odaklanan ya da klasik planlama yöntemleri ile krizle başetmeye çalışanlar kriz yönetiminde ciddi sorunlar yaşayacaklardır. Gelecek yönetimi geleceğin tahmini değil tasarımından geçmektedir.

Kaynaklar:
Bozgeyik A. Krizlerden Yükselerek Çıkın,Bamm Ocak 2008
Filiz A. Risk Yönetimi, Sektörel Tanıtım Dergisi Şubat 2006 Sayı 98
Risk Yönetimi,Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü www.ytukvk.org.tr
Sak, G. ve Özatay F.Türkiye Ekonomisinin Yapısal Dönüşümü: intibak Yönetimi,Risk Yönetimi ve Rekabet Gücü için Yeni Gündem sunu-Konya 28 Nisan 2006
Tevfik, A.T. (1997). Risk Analizine Giriş,1. Basım, ALFA Kitabevi, İstanbul.

* Bu yazı Kaynak Elektrik Dergisi Nisan 2008 sayı 227'de yayımlanmıştır.


Bu yazı 1302 defa okundu.
2008 Copyright
Ati Müh. ve Yön. Danışmanlığı
Anasayfa | Seminerler | Makaleler | Röportajlar | Basından | İletişim